Blog
Batı medeniyetinin Çin Savaşı. Dünya'yı ve bizi ne bekliyor?

Senem Kılıç'ın kaleminden | Senem Kılıç, 01-Haz-2020 tarihinde paylaştı.

Batı medeniyetinin Çin Savaşı. Dünya'yı ve bizi ne bekliyor?


Korona virüsle başlayan ekonomik durgunluk ve hemen ardından başlayan Amerika'daki olaylar dünyanın gündemini belirler durumda. Herkes son günlerde özellikle ABD’de baş gösteren olaylara odaklanmışken ben ABD-Çin arasında daha doğrusu Çin ile batı medeniyetleri arasındaki gerginliğin iyice artması ile dünya piyasalarının toparlanmasının daha da gecikeceğine dikkat çekmek istiyorum.


Batı, Çin’i salgınla ilgili bilgileri dünya kamuoyundan sakladığına dair şüphelerle yargılıyor. Bildiklerini söylemedikleri ve zamanında dünyayı uyarmadıkları hakkında suçluyor. Bunun da ötesinde batı, Çin’i yayılmacı dünya ticaret örgütü ve serbest ticaret anlaşmalarını kullanarak ekonomik menfaatlerine zarar veren bir ülke olarak görüyor.


ABD, Çin arasındaki yeni gerginliğin en temel sebebi Çin’in Hong Kong’un özel statüsünü iptaline yönelik bir yasa çıkartması. Bu, Çin ile dalaşmak için bahane arayan Trump’a yarayan bir adım. Çin'e bir dizi ekonomik yaptırımla bu gerginlik iyice tırmanacak. Hong Kong özel statüsünden dolayı ABD’ye yaklaşık 40 milyar $ tutarında gümrüksüz ihracat yapıyor. Bu statüyü kaybedebilir. Ayrıca bütün Çin'e yeniden gümrük vergileri uygulanabilir, 1'inci faz ticaret anlaşması iptal edilebilir. Asya’nın önemli ticaret ve finansman merkezlerinden biri olan Hong Kong üzerinden Çin-ABD gerginliği artacak. Bunun piyasalara yansımasının Çin’in yaklaşık 1.2 trilyon$ doğrudan yatırımının yarısının bu merkezden yapıldığı dikkate alınırsa Hong Kong’un durumu başlı başına sorun.


Dünya ticareti toparlanmadan dünya ekonomisinin toparlanması fevkalade zor çünkü Çin’in kendi iç talebi kendini kurtarmaya yetmez ancak ABD’ye AB’ye yeteri kadar mal ve hizmet satabilirse ekonomi yeniden büyümeye geçebilir. Trump’ın Hong Kong ve samimiyse şayey Uygur Türklerine yapılan zulmü bahane göstererek Çin’e çeşitli yaptırımlar ve ekstra vergiler uygulaması Çin’i zor duruma düşürecek.


Durum ABD için de zor, zaten üretim tam kapasite çalışmıyor şu anda ırkçılık karşıtı eylemler ve sıkışmış sorunların populasyon tepkisi ile boğuşan ülkede ucuz ithalata çok ihtiyaç var daha pahalı Çin ithalatı ile tüketim miktarları düşecek. Orta vadede bunun demir perde dönemini andıran soğuk savaşa dönüşebileceği senaryoları yazılmıştı. İkili dünya ile iki ayrı internet, teknoloji şirketleri üzerinden savaş ve askeri ya da diplomasi alanından ziyade yüksek teknoloji ve sanal dünyada bir savaştan bahsedilebilir.


AB büyük bir resesyonda, 2022 sonlarına kadar bu durgunluktan çıkması beklenmiyor. Bu oyunu değiştirecek birçok plan var. Macron ve Merkel’in teklif ettikleri 550 milyar dolar hibe paketi özellikle güney ülkelerini kritik etkiliyor. AB büyük bir resesyonda, 2022 sonlarına kadar bu durgunluktan çıkması beklenmiyor. Bu oyunu değiştirecek birçok plan var. Macron ve Merkel’in teklif ettikleri 550 milyar dolar hibe paketi özellikle güney ülkelerini kritik etkiliyor.


Avrupa Komisyon Bşk daha geniş bir paketle 1.85 trilyon dolarlık bir paket teklif ederek yardımın doğu ülkeleri de dahil daha geniş bir alanda proje odaklı 2021-22 itibariyle 7 yıllık bütçeye dahil edilerek Avrupa ticaretine güç kazandırmak hedefi var.


V şeklinde bir kriz modelini savunanlar ile V’nin ikinci bacağını özellikle AB’nin çıkamayacağı görüşünde olan uzmanlar ABD, Türkiye ve Hindistan gibi iç taleple büyüyen ülkelerin aksine ihracatla büyüyen AB için toparlanmanın zor olacağını söylüyor.


AB’nin bir kardeşlik, dayanışma projesi olmasıyla birlikte salgında İtalya ve İspanya kendi kaderine terkedildi. Sınırlar kapandı, sağlık malzemesi gönderilmedi sonrasında özür de dilense bu yaşananlar özellikle İtalya’da AB düşmanlığı ve karamsarlığı iyice artırdı. Özellikle İtalya'nın Brexit’ten sonra Euro bölgesinden çıkmasını tartışabiliriz. Yine Avrupa'nın 2 yıl daha resesyonda kalması ile Müslüman, mülteci ve Türk düşmanı Nazi tandanslı aşırı sağcı partileri iktidar için fırsat kollar hatta başladılar bile. İşte bu yüzden AB'nin devamlılığı için yardımlaşma paketinin çıkması önemli. Macron ve Merkel, zirvede zayıf ya da zor durumdaki ülkelere destek vermezlerse AB'nin dağılabileceğini anlatacaklar.


Bütün dünyada tedarik zinciri anlayışı değişiyor. Herkes girdilerini üretim merkezlerine yakın yerde isteyecek. Avrupa açısından Türkiye ideal bir yer. Bu kendi başına olacak bir şey değil hem AB ile olan ilişkilerimizi düzeltmeli hem de hukuk sistemine olan güveni artırmalıyız. Nisan dış ticaret verilerine göre ithalatta %15, ihracatta %42 daralma, dış ticaret açığında geçen seneye göre %62 artış var. İhracatımızın %50 si AB ülkelerine her durumda Türkiye Avrupa ile olan ilişkilerinde yakın markajda riskleri alabilmeli ve hazırız diyebilmeli. 


Arap dostlarımızın bize karşı aldığı tutum, dünya enerji piyasası fiyatlarının düşük olmasıyla bu ülkelerden gelecek turistlerin azalacağı düşüncesiyle Avrupa ihracatına ihtiyacımız var. Hem Çin-Batı gerginliği hem de AB yardım paketi ile finansal ve reel piyasalar yoluyla Türkiyeyi yakından ilgilendiriyor.


Sonuç olarak dünya iki önemli olayın arefesinde iken Türkiye’de iş insanlarını ilgilendiren konulara bir de bu açıdan bakmakta fayda var.

PDF Görüntüle