Blog
Belirsizliklerin şirketler için önemi nedir?

Senem Kılıç'ın kaleminden | Senem Kılıç, 04-May-2022 tarihinde paylaştı.

Belirsizliklerin şirketler için önemi nedir?

Yıllarca doğunun, düşüncenin felsefesini ortaya çıkaran derin bilge tutumu ile batının bu düşünceyi sistemlere nasıl dönüştürdüğünü konuştuk. Bugün toplam kalite yönetimi, felsefesi sürekli kendini yenilemekten geçen, standart koşullardan bağımsız, düşünceyle yarışan bir gelişim hızında, mükemmelle giden yolculuğun içinde olmaktan haz duyan bir karaktere sahip. Bu değişkenliği, ısrarla ölçülebilir bir yapının içine sığdırmaya çalışmak bugünün koşulları için anlamsız. Bunu uzun zaman boyunca Batı’nın planlı yürüyen her şeyine karşılık Doğu’nun bilmiyorum felsefesindeki üst düzey esneklik arasındaki gel git sarkacı gibi endüstri anlamaya çalışacak.

Kararsızlık ve belirsizlik, standart iş süreçlerinde, koşulları öngörülerle şekillendirilmiş ekosistemlerde işkence gibi bir ruh hali yaratırken; esnekliğin hüküm sürdüğü topraklarda bilinmez sayıda topu çevirmenin meşguliyeti gibi sanki.

Rekabet avantajının maliyet odaklı mı, değer odaklı mı yoksa ikisi birden mi tartışmaları sürüp giderken, bir grup düşünürün işaret ettiği rekabet avantajının, belirsizliği en iyi kullanıp idare edebilen tarata olduğunu da hatırlayalım.

Kaotik durumları anlamak, kaos içinden çıkabilmek, evrenin kaos içindeki muhteşem düzeninin hem anlaşılabilir yalınlıktaki hem de müthiş karmaşadaki paradoksal durumunu idrak edebilmek için “belirsizliği geliştirmeyi” öğrenmek gerekir.

Newtonsal bilim, indirgemeyi ve bütünü küçük parçalara bölerek daha kolay anlamayı öğretir. İndirgeme ve analiz kilit noktalardır. İş bölümleri bu indirgeyici yaklaşıma göre tanımlanır. Her iş bölümü, kendi odak parçasında yoğundur. Bu bölümlenme, merkezinde denetim adı verilen faaliyeti de uygulanabilir bir bütünsel kontrol yaklaşımını doğurur, çünkü birbirinden bağımsız işleyen parçaların bütün oluşturması için denetlenmesi ihtiyacı doğmuştur.

Kuantum bilimi, sürekli değişen durum ve durumun belirsizliğinin sahip olduğu yaratıcı potansiyel karşısında, denetim faaliyetleri yerine sezgisel bir zekaya gereksinim duyar. Bu sezgisel zeka, kendi karakter ve sezgilerine güvenen, çevresindeki zekaya güvenen, organizasyonun dinamiklerine güvenen bir anlayışta ortaya çıkar. Doğanın, kaosa en yaratıcı cevabı olarak boy gösteren “kendi kendini düzenleyen” potansiyeline güvenir.

Sonuç olarak; eski paradigmada belirli durumların güçlü olduğu anlayış, merkezini belirsiz durumların ortaya çıkartacağı potansiyele çevirir.

Kesinliğe ve öngörülebilirliğe verdiği değer yerine alternatif olarak belirsizliğe ve muğlaklığa gelişim alanı tanır.

Her şeyin kontrol edilmesi esaslı olan denetim faaliyetlerini esneklik ve güvene bırakır.

Şirketlerde mevcut yürüyen süreçleri ve sistemleri, ön görülebilir, skolastik bir felsefeye büründüren, sözde öneri ve teşvik sistemleriyle esneklik sağlarmışçasına bir tavır sergilerken gerçekte değişime mesafeli duran dogmatik yapılar, günümüzün devasa ekonomik yapılarını ve eş zamanlı bir anda yıkılabilir kağıttan kulelerini temsil etmektedir. Bu hızlı değişkenliği yakın zamanda yaşadığımız Covid19 esnasında deneyimledik.

Bildiğimiz bilim yani mekanistik bilim, bilmekle ilgilenir. Bilme şekli ise bütünü anlamak için daha küçük parçalara ayırmaktan geçer. Bu ise, maddenin mevcut bütünüyle sunabileceği bütün anlamı görme derinliğinden bizi uzaklaştırır. Neye odaklanıyorsak, onu bir bütün şeklinde ele alabilmek ve etraflıca anlamını ve değer önermesini keşfetmeye çalışmak, belirsizlik ilkesinin gerekliliği olan her durum mümkün olabilir esnekliğine kapı aralar.  Bu anlayış, yıllar boyunca güçlü mühendislik alt yapısında eğitim görmüş kişiler için oldukça zor bir değişim gerektirir. Yeni paradigmada, her şeyi bilmekten daha çok “bilmiyorum” yaklaşımının getirdiği düşünme alanı doğar. Bu düşünme alanına, şirketlerde hareket alanı yaratmak için ihtiyacımız var.

Değişkenliğin getirdiği harekete son derece duyarlı olan standart yapılar, imkansız dediği bütün durumları neredeyse birer birer yaşamış ve kontrol etmenin doğasını evrenin büyük gücüne boyun eğerek terk etmek zorunda kalmıştır.  Bir yapının finansallarda büyük, sayılarda ihtişamlı hali, yerini her an şekil değiştirebilir, son derece esnek, sayılardan bağımsız değerde odaklı şekillerine bırakmaktadır. Organizasyonlarımızın farklı bakan, fikri değişken çalışanları bir zamanın uyumsuz ve kuralsızlarını tanımlarken bugün gizli kalmış potansiyeli bulan fikir avcıları hükmüne gelmiştir.

Liderliği doğasında yer alan, yerini sana en yakın olana bırak anlayışı, farklılıkların birbiri içindeki muhteşem ahengini oluşturacak esneklik ve anlayışta yerini gerekirse herkes aynı anda alabilir anlayışına bırakmaktadır. Kimisi bu yaklaşımların esasında mülkiyetsizliğe giden anlayışa perde araladığını savunabilir, bu benzerlik gösterebilir, ancak unutulmamalıdır ki, en yüksek seviyedeki belirsizliğin gerektirdiği davranış şeklinde, sabit olan bir durumun varlığı neredeyse yok denecek kadar azdır. Yani bu yaklaşımdan yola çıkarak sizi esneklikte zorlayan her durum, her sabit aslında sizi yeni paradigmada aşağı çeken bir yük gibidir. Bu yaklaşımın üzerinde biraz odaklanmanızı isterim.

Danışmanlık faaliyetlerini yürüten kişilerin ise özellikle organizasyon yapılandırmalarında oldukça esnek ve kendi içinde hareket esnekliği taşır yapılara şirketleri taşıması kritik önem taşır.

Eskiden, geçmişin pişmanlık laneti, geleceğin kaygı penceresini yakın zamanda “şimdinin” ve “anda kalmanın gücüne” devirmiştik.

Şimdi yeni bir perde açma zamanı. Gizli kalmışı keşfetmeye hazır mısınız?

Şirketlerin belirsizliklere kucak açacağı yolculuklarında ortaya çıkmayı bekleyen gizli kalmış sistemlerin, ilginç ve değerli bilgisine erişmek müthiş olmaz mıydı?

 

 

 

 

PDF Görüntüle