Blog
Dikkat! İlk işiniz kaderiniz olabilir

Senem Kılıç'ın kaleminden | Senem Kılıç, 23-Eyl-2018 tarihinde paylaştı.

Dikkat! İlk işiniz kaderiniz olabilir

Üniversite yılları bir çoğumuzun hayatında büyük değişikliklere kapı açmıştır. Toyluğumuzu attığımız ve kişisel özgürlük alanlarımıza kavuşmamız da yine bir çoğumuz açısından bu yıllara rastlar. İlk defa elde ettiğimiz bu özgürlükleri hem koruyabilmek hem de tam anlamıyla özgür bir birey olarak her anlamda kendi ayaklarımız üstünde durabilmek için de üniversiteyi bitirir bitirmez bir işe kapak atmaya çalışırız. Kurumsal firmalarda iş bulmanın üniversiteye girmekten daha zor olduğu günümüz koşullarında da pek seçici davranmayarak ilk işimize gireriz. Bazılarımız da illa devlet olsun garanti olsun diye dizini kırıp KPSS sınavına çalışır. Bu arada bazılarımız bu iş benim yetkinliklerime ne kadar uygun ya da ben bu işe ne kadar uygunum diye sormayı aklına bile getirmez.

Gençlik yıllarında hepimizin aklında bir yerlerde hep şu cümle sallanır durur: “Kariyer için daha zaman var, Sen bugünü kurtarmaya bak” O kariyer günleri ise bazılarımız için hiç gelmez. O günü kurtarma durumu da artık kronik bir hastalığa dönüşür ve yaş ilerledikçe de çekilmez bir hal alır. Neden mi? 

Aslında günü kurtarmak için girdiğimiz ilk işimizin çalışma yaşantımızın kaderini belirlediğini söylesek... 

İş gücü piyasası analiz yazılımı şirketi Burning Glass Technologies ile Strada Institute for the Future of Work tarafından yapılan ortak çalışma ilk iş seçiminin bir çok çalışan için hayati derecede önem taşıdığını gösteriyor. Burning Glass Technologies tarafından değerlendirilen 800 milyondan fazla iş ilanı ve 80 milyonun üzerinde özgeçmiş konuyla ilgili oldukça çarpıcı bilgiler içeriyor. En can alıcı ayrıntılardan biri de günü kurtarmak için seçtiğimiz iş, on yıl sonraki kariyerimizde ve maaş miktarı üzerinde olumsuz bir etki yaratabilme potansiyeline sahip. Kısaca iyi bir eğitim almanıza ve üstün iş bilginize rağmen sıradan bir iş yerinde düşük bir maaşa hayatınızı geçindirmeye çalışmak durumunda kalma riskiniz oldukça yüksek.

İLK İŞ ÇOK ÖNEMLİ

Araştırmaya göre, ilk iş, kariyerinin geri kalanının da akışını belirliyor. Üniversite mezunu ABD'lilerden kalifiyelerine uygun işe girenlerin yüzde 87'si beş yıl sonra da iş dünyasındaki yerlerini koruyorlar. Hatta on yılın sonunda da kariyerlerinin seyrinde bir sapma görünmüyor. Yani tablo olumlu...

Araştırmada ilgi çekici diğer tespitlerinden biri ise iş hayatına geç atılanlarla ilgili. Özellikle ülkemizde ünivesite mezunu çok sayıda çalışan adayını yakından ilgilendiren bu tespit geç işe başlamanın dezavatajlarını gözler önüne seriyor. Elbette Amerika'da geç işe başlamayla ülkemizde geç işe başlamanın nedenleri oldukça farklı. Amerika'da iş seçimindeki titizlik işe geç başlamada en önemli faktörken Türkiye'de ise mesleğine uygun iş bulamama, erkeklerde askerlik, ailevi nedenler ve devlette memur olabilmek için ders çalışmaya ayrılan vakit gibi faktörler etken.

KAYBEDEN TARAFLAR

Araştırmaya göre, ABD'de on üniversite mezunundan dördü geç işe başlıyor. Ülkemizde henüz bu yönde tutulmuş bir istatistik mevcut değil. Ancak her dört üniversite mezunundan birinin işsiz olduğunu hesaba katarsak geç işe başlamanın da hemen hemen aynı oranlarda seyrettiğini düşünebiliriz. 

İş hayatına geç atılan mezunların üçte ikisinin işe başladıktan beş yıl sonra bile iş yerindeki pozisyonunu ilerletemediği ve kariyer basamaklarını çıkamadığını görüyoruz. Yine, bu mezunların yüzde 75'inin mezun olduktan on yıl sonra bile iyi bir iş bulamadıklarına tanık oluyoruz. Kısaca bu grup iş hayatında kaybeden tarafı oynuyor ve hayatlarını memnun olmadıkları işlerde sürdürmek zorunda kalıyorlar. Yine bu çalışanların yıllık ortalama gelirleri 10 bin dolar civarında seyrediyor ki, zengin Amerika için oldukça düşük bir meblağ olduğunu söylememiz yanlış olmaz.  

KADINLAR DİKKAT

Uzmanlar ise istihdam yetersizliğinin hiçbir şekilde geçici bir sorun olmadığı konusunda hem fikir. Bu ise şu anlama gelmekte: İş dünyasındaki kıran kırana geçen yarışta startta kim hızlı çıkarsa rakiplerine attığı farkı ciddi bir aksilik olmadığı sürece koruyor hatta arayı her geçen gün artırıyor. Geride klanların ve geç start alanlarınsa yetişme imkanı neredeyse yok. 

Araştırma hem ilk iş seçimi hem de işe geç kalmayla ilgili en çok kadınları uyarıyor.Kadınların annelikten gelen vakit kaybı ve ilk işe girişte düşük ücrete evet deme ihtimallerinin yüksekliği kadınları otomatik olarak dezavantajlı konuma düşürüyor. Bunu aşmanın yolu ise ilk işe girerken yetkinliklerini ve eğitimini iyi pazarlamaktan geçmekte. Elbette yetkinliklerimizi pazarlayalım derken işe geç başlama riskini de gözardı etmemek lazım.


PDF Görüntüle