Blog
Kahramanlık değil zorunluluk: Kurumiçi girişimcilik

Senem Kılıç'ın kaleminden | Senem Kılıç, 22-Tem-2019 tarihinde paylaştı.

Kahramanlık değil zorunluluk: Kurumiçi girişimcilik



Kıran kırana kürsel rekabet ortamında firmanızı diğerlerinden ayırabilecek ve geleceğe güvenli adımlarla ilerlemesini sağlayabilecek en önemlli kaynağı nedir? 

Yılların getirdiği bilgi birikimi mi? Elbette önemli ve bir adım öne çıkmanızı sağlayabilir. Ancak bilginin her geçen gün kendini güncelleyerek geliştirdiği bir çağda geleceğin bigisini üretmedikçe geçmişin bilgisinde kalmanın pek de bir faydası olmayacağı aşikar. 

Maddi birikim mi? Maddi güç her zaman şirketlerin elini güçlendiren ve rahat hareket etmelerini sağlayan çok önemli bir artı. Yeni girişimlerde de rakiplerinize fark atmanızı sağlayacak büyük bir avantaj. Tabi bunun için ilk olarak maddi birikiminizi doğru kullanmanız ve en önemlisi de bunun için girişimde bulunmanız gerekiyor. 

Ya da insan kaynakları birikiminiz mi? Bir çok kurum insan kaynakları birikimlerinin önemini kavramaktan maalesef uzak. Fakat başarıyı yakalayan kurumlara baktığımızda en ayırt edici özelliklerinin ne köklü geçmişleri ne de maddi birikimleri olduğunu görüyoruz. Bu noktada en belirleyici özellikleri insan kaynakları birikimleri ve bu kaynaklarını nasıl kullandıkları. Özellikle de inovasyonun her şey anlamına geldiği günümüz rekabet ortamında. 

Çağımızda küçüğünden büyüğüne tüm firmaların inovasyon alanına yatırımlar yaptıklarına şahit oluyoruz. Bu noktada ise firmalar birbirinden farklı yollar ve gelişme planları izlerken en hızlı atılımı yapanlar ise kurum içi dinamikleriyle inovasyonu ve teknolojik girişimciliği ön plana çıkaranlar. Yani, kurumiçi girişimciliğin kapılarını açarak öevcut insan kaynakları birikimini harekete geçirenler. Bu noktada kurumiçi girişimcilik büyük bir önem arz ediyor. 

Aslında kurum içi girişimcilik bir model ve pek çok şirket tarafından son yıllarda uygulanmaya başladı bile. Bu şirketlerin içinde hepimizin yakından tanıdığı çok önemli yerli ve yabancı kurum bulunuyor. Şirkeler mevcut insan kaynaklarını belirli programlardan geçirerek kurum içi girişimciliğin önünü açmayı ve .alışanların getirdikleri yeniliklerle çağı yakalamayı amaçlıyorlar. Özellikle kurumiçi teknolojik girişimcilerin kurumlara göz ardı edilemez artıları bulunuyor. 

Fakat hataya düşmemek için altını çizmek gerekir ki; kurumiçi girişimcilik bir teknolojik gelişimi değil tam tersine kültürel, iş yapış biçimlerindeki değişimi anlatır. Buradaki hedef kurum içindeki farklı paydaşların hep beraber çağın teknolojisine ayak uydurmasını ve yenilenen şartlarda işi hep beraber kolektif bir uyum içinde ortaya çıkarmasıdır. Artık inovasyon kavramı sadece ARGE bölümlerine özel, istisnai bir ürünü geliştirme olarak algılma döneminin sonuna gelindi. Günümüzde girişimcilik ve inovasyon kavramları, şirketlerin tüm paydaşlarını bir araya getiren, iletişim ve bağlılık kültürünü destekleyen, ortak fikir geliştirme ve tabi ki hayata geçirme süreçleri olarak ifade edilmekte.
Fakat kurum içi girişimcilik sadece açılan programlarla sağlanabilecek kadar basit bir yapı değil. İlk olarak şirkette girişimciliğin önünü açacak kültürün oluşturulması ve içselleştirilmesi şart. Kısaca kurumiçi girişimciliğin önünü kapatan bariyerler kaldırılmalı.

Yazımızda da belirttiğimiz gibi kurumiçi inovasyonu başlatmak için uygun ortamın yaratılması kaçınılmaz. Şirketler, girişimcilik ruhu ve zihin yapısını oturtmalıdır. Bu kültürü oluşturduğunuzda özellikle büyük şirketlerde oyunun kuralılarını yeniden yezmış olursunuz. Kültür ve zihin yapısının değişimi için ise belli kıstaslar belirlenmelidir. Bunların arasında
.Şirket öngörü hedeflerinin yazılı hale getirilerek, tüm çalışanlar tarafından paylaşılan ve uygulanan bir hedef politikasına dönüştürülmesi
.Şirket içi ve dışı bağlantılar güçlü ve etkin bir şekilde oluşturan iletişim ağı kurulması
.İnovasyonu destekleyici bir şirket organizasyon yapısı oluşturulması gibi kıstaslar mevcut. 
Bu kıstasları hayata geçirebilmek ise şirketlerin köklü bir değişiklikle yeniden yapılanması  anlamına gelmektedir.Ancak unutmamak gerekir ki büyük değişiklikler küçük adımlarla başlar. Bu küçük adımları atanlar ise kurumiçi girişimcilerdir. 
Konuyla ilgili açılacak çok sayıda daha alt başlık bulunmakta. Hem siz okuyucuları yormamak hem de konuyu derinleştirerek anlaşılmasını zorlaştırmamak adına diğer yazılarımızda devam etmekte fayda var. Son olarak kurumiçi girişimcilik artık bir lüks değil zorunluluk ve günümüz şartlarına yalnız şirketlerind eğil çalışanların da ayak uydurması çok önemli. 

PDF Görüntüle