Blog
Kuantum Liderliği

Senem Kılıç'ın kaleminden | Senem Kılıç, 01-May-2022 tarihinde paylaştı.

Kuantum Liderliği

Yeni bir liderlik tanım “Kuantum Liderliği”

Kapitalist düzene uyumlu kurulan sistemler ve bu sistemleri ayakta tutan kültürümüz krizde, kendi kendini tüketen bir hal içinde. 2008’de dünya ekonomisinin sarsıldığı, yakın zamanda Covid19 ile bütün temel taşları yıkılmış, bugün neyin içinde olduğunu bilmediği bir küresel sürüklenmenin artık gönüllü bir parçası görünümü neredeyse bu ekosistemin bütün yönetsel yapıları için geçerli.

Kurumsal önderlik, Sanayi Devrimi’nden bu yana en büyük teknolojik değişim ve yine en büyük yaratıcı yapılanma ihtiyacıyla karşı karşıya. Sürekli ve şiddetli değişim konuları, plansız ve son dakika yöneticilerin önüne geldiğinde bir sonrakinde en iyi konumlanmanın ne ve nasıl olacağına hazır olan bir kültürün evrimini başlattı.

Bu yeni kültür; ani değişimler, zorluklar, belirsizlikler, riskler, global genişlikte bağlantılı olma durumu, görev dağılımıyla çalışanlar, müşteriler ve toplumun artan boyuttaki etik ve anlam talebiyle başa çıkabilecek yeni bir liderlik anlayışı gerektiriyor.

Yönetim kuramları bu tür değişim dönemlerinde sosyal bilimler alanında görüş üretmek üzere genelde konumlanır, bu yeni bir durum sayılmaz. On altıncı ve on yedinci yüzyılların mekanistik fiziği, özellikle Isaac Newton’un temel üç hareket yasası, kendi yalınlığında sonraki dönemlerde özellikle Batı kültürünü şekillendirecek olan fikirlere güçlü ilham vermiştir. Freud’un psikolojisi, Mill’in politik fikirleri, Adam Smith’in kapitalist felsefesi, Comte’un sosyolojisi, Taylor’ın bilimsel yönetim görüşü….hepsi Newton’un düşünce şeklini bilinçli şekilde örnek almıştır.

Bugün, insan biyolojisinin inceleyen bilişsel sistemler, ticarete yön veren bilgisayar modellemeleri, bütün karmaşık sistemleri basit, en küçük parçaya ayrılan, kurallara uygun ve tekrarlı alt bölümlere indirgenebilen yaklaşımlarla tanımlamayı ve yönetmenin keşfinde ve rahatlığındadır. Kesinlik ve öngörülebilirlik doğasında işleme, istikrarlı ve kontrol edilebilir özellikler taşıma, risklerin giderildiği ve dengenin garantilendiği durumların idarenin “en iyi” şeklinde olduğuna hükmederler.

Buna karşın kuantum fiziği, kaos teorisi ve karmaşıklık bilimiyle ilişiklendirilen görüş, belirsizliği yaratıcı potansiyeline vurgu yapar. Kaosun eşiğinde baş gösteren yaratıcı zihin dönüşümünün, öngörülebilir bütün sistemlerin aksine, bilinen iş kültürüne yüksek bir başkaldırışla meydan okuduğu bir özgürlük ve en üst değişkenlik noktası olduğunu hatırlatır.

Newtonsal dünya görüşünün yerini Kuantum Benlik algısının ve idrakının kendi arayışında olduğu bir değişimin içinde sürükleniyoruz.

Bir iş lideri olduğunuzu ve şirketinizin istediğiniz gibi işlemediğini hayal edin.  Süreçler, insanlar, imkanlar, teknolojiler değişir, çok geçmeden mevcut kültür, bu yeni durumu normal kabul eder ve yinelenerek yeni ekosistemde gelişir, bir süre sonra benzer problemler boyut değiştirerek yeniden var olur. Liderlerin yeni bir düşünme şekli ya da yeni bir var oluş şekline bürünmeden değiştirdiği her olgu, sonuçları daha çok kaosa neden olabilecek şekilde ortaya çıkar.

Newtonsal organizasyonlar makine gibi çalışırken, kuantum organizasyonları, doğada her durumda uyumlu olabilen karmaşık canlı türleri gibi hareket eder. Esnek, hızlı değişen ve uyumludur. Her şeyin çokça olmasından çok neden var olması gerektiğine önderlik eden bir anlam arayışı ile çalışır. Heisenberg’in müthiş Belirsizlik İlkesi’ne temelde vurgu yapar, belirsizlik ve değişkenlikle nasıl çalışacaklarını öğrenir. Yaratıcılık ve inovasyonun, “kaosun eşiğinde” göz kırptığını bilir.

Covid19 ile yaşadığımız bireysel dönüşümde anlam arayışı, hepimizin yaşamdaki başlıca güdüsü haline geldi. Ve bu derin anlam ihtiyacımız karşılanmadığında, hayatlarımızın sığ ve boş olduğunu hissetmeye başlıyoruz.  Yaşamın karmaşıklığını, nüanslarını ve kaçınılmaz çelişkilerini, trajedilerini ve kayıplarını öğrenmeliyiz. Bilinmezlikleri yaşamayı ve sabırlı, metanetli, değişimle başa çıkabilir olmayı, hem cömertliği hem de tevazuyu öğrenmeliyiz. Kuantum liderliğinde asıl yerin, kendi içimizdeki “güç merkezi” ni bulmalıyız. Bunun için, insan benliğindeki üç aşamanın – zihinsel, duygusal ve ruhsal- bütünsel ve derin bir sorgulamasına hazır olmalıyız.

Kuantum fiziği ve karmaşıklık biliminin, günümüz belirsizliğinin şiddetli savurduğu dünyamızdaki yerini aldığını söyleyebiliriz. Newtonsal görüşteki öngörülebilirlik, kurallar, sebeplerin ürettiği sonuçların aksine belirsizlik ve muğlaklığın baskın olduğu gerçeklik seviyesi öne çıkar. Öne çıkanın zihnin ürettiklerinin aksine, benlik kaynağının zihin ve beden ile bütünleşik bir yapıda, kullanıma hazır olmayan ham şekliyle sürekli değişken ve uyum içindeki var oluş şeklidir.

Oyunun kurallarını değiştirmek için bildiğimiz oyunun dışına çıkmalıyız.  Aynı şekilde, organizasyon yapılarını mevcut yapılanmayla dönüştüremeyiz. “Ortamın havaya uçurulup patlatılmadığı”, eski paradigmaların tümüyle “ölmediği” durumların, bilimsel olarak bir paradigma değişikliği yaratamayacağının savunucuları, bugün ihtiyaç duyulan bu köklü kültürel değişim için de benzer görüşle bir araya gelmektedir. Bu fikir, fazla iç karartıcı gelebilir ancak paradigma yenilenmesi için eski kültürel yapıların yok olmasına ihtiyacımız var. Hibrit durumlar, bir çayırın her yere yayılan derinden ve hızlı gelişimi gibi, eskinin organizasyonlardaki hedeflenen değişimleri de derinden ve gizlice saran bir biçimde tehdit ettiği defalarca yaşanmıştır. Genelde facianın eşiğinde ya da hayatımızı alt üst edecek kadar büyük bir zorlukla karşılaşmadıkça, enerjimizi bu tür net paradigma değişimlerinin gerektirdiği kırılmalara karşı harcamaya direniriz.  Günümüz dünyası, hiç de durağan, öngörülebilir ya da kontrol edilebilir değil. Süratli değişim ve ürettiği belirsizlik, bilmediğimizi anlama ve kabul etme teslimiyetine bizi sürüklüyor. Şirketler de kuruluşlarında var olan alışkanlıklara, becerilere ve düşünce araçlarına bel bağlayamaz. Beyni tekrar yapılandırmak, hem bireysel hem de kurumsal anlamda artık bir seçenek değil, bir gereklilik. Artık yeni kaide, bir ömürlük öğrenim.

Basit, kurallara uyan, kontrol edilebilir yapılar; karmaşık, kaotik ve belirsiz yapılara dönüşmektedir. Kendi içinde bağımsız ve atomik olarak çalışan yapılar, daha geniş anlamda ve bütünsel – holistik- çalışan yapılara dönüşür. Bölümlendirmeden çok bütünsel işleyişleri öne çıkartır.

Umulmayanı kontrol et yerine kendi kendini düzenlemeye devam etmek kuantum dünyasına giriş yapmanın ilk adımıdır.

Yeni paradigmada yerimizi almak üzere….

PDF Görüntüle