Blog
Lojistikten güvenliğe, kimyanın dijitalizasyonu

Senem Kılıç'ın kaleminden | Senem Kılıç, 26-Ağu-2019 tarihinde paylaştı.

Lojistikten güvenliğe, kimyanın dijitalizasyonu

Kimya sanayi hemen hemen üretilen her ürüne katkı koyarak pazar endüstrisinin de omurgasını oluşturuyor. 20 milyon kişiye istihdam sağlayan ve dünya genelinde 5 trilyon dolar yıllık satış rakamına sahip olan küresel kimya endüstrisi, tarım, otomotiv, inşaat ve ilaç gibi nihai pazar endüstrilerinin de temeli niteliğinde. Sonuç olarak da kimya endüstrisinde yaşanan ve yaşanacak değişlikler diğer birçok endüstriyi derinden etkileme potansiyeline sahip.

Dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0’ın neden olduğu değişiklikler de artık kimya sanayide sıkça konuşulur duruma geldi. Üstelik Endüstri 4.0'ın üretim ve tedarik süreçlerinde sağladığı artılar ve dönüşüm gücü, kimya sanayinde stratejik büyümeyi destekleyerek  operasyonları düzene sokabilecek potansiyele ulaşmış durumda. Gelişmiş materyaller, eklemeli üretim, gelişmiş analitik, yapay zekâ ve robotik teknoloji gibi kimya endüstrisi ile alakalı ileri teknolojiler hep birlikte yaygın uygulamaları olanaklı kılacak bir fiyat performans seviyesi sağlıyor. Diğer önemli bir ayrıntı ise  bu teknolojilerin kimya şirketlerinin “akıllı” tedarik zincirleri, fabrikalar ve yeni iş modellerini olanaklı kılacak, merkezi dönüşüm ve pazarlama süreçlerine entegre olacak kadar ileri seviyede bulunmaları.

Alman Kimya Endüstrisi Birliği’nin orta ölçekli Alman Kimya Şirketleri arasında yaptığı ankete göre şirketlerdeki karar vericilerin % 50'si süreçlere ve iş süreçlerine önemli yatırımlar planlamakta. Uluslararası büyük şirketlerin aksine ise orta ölçekli Alman şirketlerin yalnızca yüzde 40'ı yıkıcı dijital iş modellerini benimsemiş durumda. Alman şirketlerin en büyük öncelik verdiği konular arasında ise daha yüksek verimlilik ve değer zincirlerini maksimize etmek bulunuyor. Ayrıca Alman şirketler dijitalleşme ile oluşan yeni satış kanallarını da oldukça olumlu buluyor.

İki yapısal değişiklik

Dijital dönüşümün en önemli boyutlarından bir tanesi de elbette lojistik süreçleri. Alman Kimya Sanayicileri Derneği üyesi çok sayıda firma, lojistik yapılarını nasıl geliştirilebileceklerini ve böylece iklim korumasına nasıl katkıda bulunacaklarını da sürekli olarak gözden geçirmekte. Örneğin, şirket içi nakliye işlemlerini, daha kısa teslim süreleri ve daha düşük stok değerleriyle optimize edilmiş envanter yönetimi sayesinde önemli ölçüde azaltabilmekteler. Diğer bir örnekse  belirli ürünler için ön şarj kavramının geliştirilmesi. Bu, şirketlerin nakliye sürelerini kara yolundan demiryoluya kaydırırken, üretim zamanlarını azaltmalarını sağlamakta. Ayrıca yük taşımacılarıyla birlikte hayata geçirilen projeler de mevcut.  Bölgesel yük taşımacılığı ile kapasite kullanımı en üst düzeye taşınırken, karayolu taşımacılığında boş pistlerden kaçınarak gereksiz masraflar engellenmekte ve emisyon salınımını da azaltmaktadır.

Bu olumlu etkilerin temelinde ise dijital teknolojiler yatıyor. Örneğin, telematik ve BT sistemlerinin kullanımı, müşterilerin sipariş boyutlarında optimum yükleme ağırlıklarının koordine edilmesi; konteynerlerin ve mobil tankların yüksek kullanılmasını sağlamakta. Ayrıca, birçok şirket kargo alanı kullanımını düzenli olarak analiz ederek verimliliği en üst düzeye taşıma şansı elde etmekte. Satış, tedarik zinciri ve lojistik gibi farklı bölümler arasındaki hedefli işbirliği, daha fazla iyileştirme yapmasına da yardımcı olma potansiyeli taşımakta.

Elbette gelişmelerin sağlanmasındaki en büyük katkıyı koyanlar sektör oyuncularının süreçlerini düzeltmek için girdikleri dijital çözüm arayışları. Mesela boş kaplara olan ihtiyacı azaltmak için ne gibi önlemler alınabilir sorusu ışığında benzer ürün kategorilerinin taşınmasını ve depolanmasını birleştiren havuzlama çözümleri gelişmiştir. Her biri bir merkezi ve birkaç uydu anteni bulunan tank konteynerleri veya paketlenmiş mallar için depolama kombinasyonu bulunur. Bu, şirketlerin depolama, toplama ve taşımada sinerjiden yararlanmasına izin verir. Örnekleri elbette daha da çeşitlendirmek mümkün ancak sürdürülebilir bir kimya sanayi için yaşanabilir hayatı korumamız ve çevre bilincini en üst seviyeye çekmemiz şart. Dijital teknolojilerde bize bu alanda büyük imkanlar tanıyor. 

Güvenlik hala soru işareti

Dijitalleşme konusunda şirketler olumlu kanılara ve tecrübelere sahip olsalar da, pek çok şirket BT güvenliği konusunda şüpheli.  Alman Kimya Endüstrisi Birliği'nin konuyla ilgili yaptığı farklı bir ankete katılan dört kimya şirketinden üçü dijital altyapılarına otuzdan fazla siber saldırı düzenlendiğini bildirdi. Ankete katılan kimya şirketlerinin yüzde 54'ü ise geçen yıl otuzdan fazla siber saldırının başarılı olduğunu varsayıyor. 

Kimyasal tesislerin dijital altyapısının risk altında bulunmasının en büyük nedeni ise tesislerde standartlaştırılmamış eski teknolojik işletim sistemlerinin bulunması gösteriliyor. Bu güvenlik boşluğu kullanılarak siber saldırılar yapılmakta. Şirketler için en büyük riskler arasında operasyonel güvenlik, üretim ve fikri mülkiyet kaybı gibi ekonomik etkiler için tehditler bulunuyor. 

Kısaca dijitalleşme Alman kimya sanayinde her boyutuyla masaya yatırılmış durumda ve ara verilmeden üstüne çalışılıyor. Dijital dönüümün kimya sektöründeki etkilerinin diğer sektörlere yansımasını da takip ederek göreceğiz.

PDF Görüntüle