Özür dilemenin matematiği mi olur diye hemen aklınıza gelmiş olabilir. Matematik yaşamın her yerinde ne de olsa. Ohlo Üniversitesi’nden Roy J Bewicki Polin Robert B.Lount Jr çalışmasıyla karşılaşınca paylaşmadan geçemedim.
Özür dilemek, aslında özür dilemeyi istemek kişiler arası iletişimin en zor durumlarından biridir. Böyle bir durumda nasıl yaklaşırsak bütün durumu sağlıklı bir noktaya taşırız?
1. “Ben” ile başlayan cümleler kurun
Özür dilemek, bir şeyin tüm sorumluluğunu almak demektir. Duyguların incindiği için üzgünüm yerine seni incittiğim için üzgünüm ifadesi araştırmalara göre eylemlerin sorumluluğunu üstlenmenin affedilme olasılığını yükseltiyor.
2. Eyleminizi haklı göstermeyin
Kendi davranışınızı haklı çıkarmayı istemek doğal bir reflekstir. Kendini haklı çıkarma isteğinde özür, anlam içeriğini inkar eder. Kendinizi haklı çıkarmak yerine gerekçelendirme yaparsanız, incinen kişi sizi affetmeye daha istekli olacaktır.
3. “Ama” ile başlayan cümlelerden kaçının
Ama önüne gelen her ifadeyi maalesef yerle bir eder türden yutan eleman gibidir. Bir özür yerine bir mazeret olarak anlaşılır.
4. Bağışlanmayı istemeyin
Araştırmacılara göre bağışlama isteği kendinizi boş yere sıkıntıya sokmaktan öte geçmezken kimse bağışlamaktan aslında hoşlanmaz.
5. Kendinizi değiştirin
Tekrar eden hatalar en samimi özrü bile değersizleştirir. Özür her şeyden önce bir değişim taahhüdü ve değişiklik yapma teklifidir.
Yaşamdaki birliktelik ister iş dünyasında ekiplerimizle ister özel hayatımızda ailemizle karşılıklı anlayış geliştirmek ve yolculuğa devam edebilmek üzerine kurulu. Başarılı ilişkilerin yapı taşında sürekli öğrenme varsa özür de teşekkür gibi bunun harcıdır diyebiliriz.
